İnsanların yaşama tutunmaları, aile ve çevresindeki sevgi ve şevkati hissetmeleri kadar varoluş nedeninin farkına varmalarıyla da ilgilidir. Yaşama tutunmak, mücadeleden vazgeçmemek anlamında olduğu kadar, iyi ve faydalı olmanın da peşinde olmak anlamındadır. Fiziksel engelleri olduğu halde başarılı olan insanlar ile fiziksel engeli olmadığı halde başarısız olan insanları karşılaştırdığımızda mutlaka ki aldıkları manevi destek, olumlanma enerjilerindeki farklılıkları görürüz.
Engelleri aşmak için değil belki de içindeki olağanüstü yeteneklerin peşinden giderek parlamış olan bir sanatçıdan, Andrea Bocelli’den bahsetmek istiyorum. İtalyan tenör, besteci ve söz yazarı olan Bocelli, 1958’de glokom hastalığıyla doğmuş, 12 yaşında da bir futbol maçında kaza geçirerek tamamen kör olmuştur.
Bocelli daha doğmadan doktorlar onun engelli olabileceğini anlamışlar, çocuğu aldırması için annesini uyarmışlardır. Ancak annesi kürtaja karşı olduğu için doğumu gerçekleştirmiştir. Küçükken müzikle ilgili olduğu için annesi müziğin oğlunu teselli ettiğini düşünüyordu. 6 yaşında iken piyano derslerine başladı ve ardından pek çok enstrümanı çalmayı öğrendi. Ve şarkı yarışmalarında dereceler aldı. Hukuk fakültesinde okurken bile müzikten kopmadı. Avukat olarak sadece bir yıl çalıştı. Müzik kariyerindeki başarısında karşılaştığı şansları iyi değerlendirmesi ve disiplinli çalışması en büyük etkendir. Andrea Bocelli’nin hayatını anlatan 2017 yılı İtalyan yapımı film; ‘’Sessizliğin Müziği / The Music of Silence'' Bocelli’nin yazdığı aynı adlı romandan uyarlanmıştır. Bu biyografik filmde; olağanüstü yükselişin sırrının olağanüstü çaba, inanç, azim, sabır ve çalışma olduğu başarıyla yansıtılmıştır.
Andrea Bocelli’nin şu sözleri birçok kişiye ilham kaynağı olacaktır: ‘’Her yaşantı anlatılmayı hak eden bir hikayedir. Her hayat bir sanat eseridir. Öyle görünmüyorsa belki tek gereken odayı aydınlatmaktır. Önemli olan inancınızı yitirmemenizdir. Tanrısal öngörüye güvenin. Ve bizlere gösterdiği yolda ilerleyin. Kulak verirseniz her yaşantıda aşkı duyarsınız. Çünkü aşk, her şeydir. Dünyaya gücünü verendir. Söylediğim her notada aşk saklıdır. Unutmayın ki tesadüf diye bir şey yoktur. Bu illüzyonu kanunsuz ve küstah insanlar dünyanın gerçeklerini mantığa feda etmekte kullanır.’’